Sezaryen Sonrası Normal Doğum

Biliyorsunuz normal doğumun çok zor, tehlikeli veya imkansız olduğu durumlarda sezaryen doğum tercih edilir. Sezaryen sonrasında normal doğumun olması için çok farklı kriterleri göz önünde bulundurmak gereklidir.

Günümüzde doğum esnasında olabilecek sorunlara daha oluşmadan tanı koyabilmek için birçok yöntem var. Bu yöntemler doktorların doğum izlemi sırasında riskli durumlar hakkında karar vermesini kolaylaştırır. Bunlar sayesinde bir doğum eylemi sırasında sezaryen kararı vermeden önce doktorların önünde işe yarar bilgiler toplanmış olur. Sonuçta doktorlar bazen de ailenin ve müstakbel annenin yardımıyla önemli bir karar verirler; normal doğum yerine sezaryen kararı önerir. Böylece çok sorunlu olabilecek bir normal doğum yerine sezaryen yaparak anne ve bebek sağlığı açısından çok daha iyi bir sonuç elde ederiz.

Türkiye’de Sezaryen Doğum Oranı

Bütün dünyada ortalama sezaryen oranı yani tüm doğumlar içindeki sezaryen doğum oranı %20 civarındadır. Bu oran bazı ülkelerde daha az bazılarında ise yüksek. Türkiye de bu oranın biraz yüksek olduğu ülkeler sınıfında. Ülkemizde kesin bir istatistik bilgisi olmasa da halk sağlığı araştırmalarında sezaryen ile doğum oranı bazı bölgelerde yaklaşık %30 bulunmuştur. Bu oran dünyadaki en yüksek oran değil fakat yine de doktorlar ve ailelerin doğum yöntemi olarak sezaryeni sadece gerekli olduğu zamanlarda tercih etmeleri daha uygun bir düşünce tarzı olarak kabul edilir.

Sezaryen doğum sonrası narkozun yarattığı sorunlar yanında doğum sonrası iyileşme süresinde uzama, yara yerinde iltihap, nedeni belirsiz ağrılar ve uzun süreli hareket kısıtlılığı gibi istenmeyen sonuçlar normal doğuma göre biraz daha çok görülür. Bu sorunların yanında belki de pek düşünülmeyen ciddi bir başka durum da sezaryenden sonraki doğumlar. Genel olarak tıbbi gerekçeler yüzünden sezaryenden sonraki doğumun yine sezaryen ile olması önerilir. Ayrıca yapılan araştırmaların sonucunda bir kadının üç kez sezaryen olması önerilmekte. Bütün bu bahsettiğimiz sorunlar sezaryen doğum sonrasında normal doğum olabilseydi oldukça azalacaktı. Bu durum gerçekten tıbben olanaksız mı?

Sezaryen doğum sonrası normal doğum basit bir iş değil ve gerçekte bu olayın birçok riski de var. Sezaryen sırasında sadece karında görülen kesi yapılmaz, bebeğe ulaşmak için rahim üzerinde de bir kesi yapılır. Rahim üzerinde yapılan ve daha sonra iyileşen bu kesi normal doğum sırasında sancılara, yani rahmin kasılmalarına bir süre dayanabilmekte. Bazen işler yolunda gitmeyebilir ve kesi yeri doğum sancıları yüzünden yırtılarak ciddi sorunlar yaratabilir. Bu durumda anne karnındaki bebek ölebilir ve annenin yaşamı tehlikeye girebilir.

Sezaryen sonrası normal doğum olması için bütün dünyada kabul edilen bazı kriterleri aşağıda göreceksiniz. Normal doğum kararı vermeden önce bunlar dikkatli biçimde değerlendirilmelidir.

1. Annenin kemik yapısında darlık olmamalı, bebeğin duruş biçimi ve büyüklüğü normal olmalı. Bu nedenle daha önceden kemiklerde darlık nedeniyle sezaryen olan kadınlar daha sonra normal doğum yapamaz.

2. Sürekli olarak bebek kalp atışı izlemi yapılmalıdır hatta bunun için rahmin içinde bebeğin yanına yerleştirilen özel aletler kullanılmalıdır. Rahim üzerindeki kesi yerindeki yırtık olması durumunda ilk belirti bebek kalp atışındaki değişiklikler, örneğin aşırı düşüşler, olacaktır.

3. Annenin normal doğum için başvurduğu hastanenin, acil bir durumda sezaryen yaparak bebeği en fazla 15 dakika içinde doğurtabilmesi gerekir. Türkiye koşullarında birçok hastanede ameliyathane ekibi hazır beklemez veya önceden bazı hazırlıklar yapmak gerekir. Bunun gibi nedenler yüzünden çoğu hastanenin koşulları sezaryen sonrası normal doğum için uygun değildir.

4. Hastanede acil durumlarda kullanılmak üzere annenin kan grubuyla aynı en az 15 ünite kan bulundurulması gerekir. Doğum sancıları sırasında rahim üzerinde eski kesi yerinin yırtılması durumunda anneye çok hızlı bir biçimde kan verilmesi ve çok kısa zamanda sezaryen yapılması gerekli. Hem annenin hem de bebeğin yaşamlarını kurtaracak bu gereklilik de yine Türkiye’nin birçok kentinde veya hastanesinde olanaklı değil.

5. Annenin daha önceki sezaryen doğumunun üzerinden en az 5 yıl geçmiş olması gereklidir. Bu süre içinde annenin ve gelecekteki bir gebelik sırasında bebeğin içinde olacağı rahim üzerinde önemli değişiklikler olur, sağlık açısından sonraki gebelik için hazırlıklar tamamlanmış olur. Birçok aile ikinci gebelik için bu kadar beklememekte, bir sezaryenden sonra çok erken dönemdeki gebelikler normal doğum için başka bir engel oluşturur.

Gördüğünüz bu kurallara uyulursa sezaryen sonrası normal doğum ilgili doktor ve aile tarafından bir seçenek olarak düşünülebilir. Ne yazık ki bunun için gerekli koşullar her hastanede bulunmuyor veya gebeliğin ve annenin durumu normal doğum için uygun olmuyor.

Sezaryen Korkulacak Bir Ameliyat Değil

Günümüzde sezaryen yapılırken kullanılan anestezi yöntemleri değişti; örneğin tam narkoz yapılmadan spinal anestezi (belden uyuşturma) yöntemi kullanılıyor, böylece anne ameliyat sonrası daha az ağrısı oluyor ve kısa sürede ayağa kalkıyor. Bunun yanında doktorlar da eskiye göre daha iyi yöntemler ve tıbbi malzemeler kullanarak sezaryeni gerçekleştiriyor. Sonuçta artık sezaryen olan annneler ameliyat sonrasında daha çabuk iyileşiyor. Günümüzde müstakbel annelerin sezaryenden korkmasına gerek yok, ameliyat sonrasında çabucak ayağa kalkacaklar ve günlük yaşama başlayacaklar. Son sözümüz şöyle olmalı, genel olarak, sezaryen sonrasında zor ve tehlikeli bir normal doğum yerine tekrar sezaryeni tercih etmek daha akıllıca olacaktır.Son