Ultrason Tarihi
1953 yılında ultrasonun tanı yöntemi olarak kullanılması konusunda iyi bir haber yine A.B.D.'den geldi. Cerrah John Julian Wild ve elektrik mühendisi John Reid elde taşınabilen ve 15 megaHertz frekansında çalışan bir ultrason cihazı üretti. Bu cihaz kadınlarda memelerde görülen kitleleri gösterebiliyordu. Bu araştırmacılar 1955 yılında rektal ve vajinal yoldan ultrason yapılabilen başka bir araç ürettiler. Bu araç teknik olarak yetersizdi ve tanı amaçlı bile olsa bu yolların kullanılması toplumda büyük tepki yarattı. Bu yüzden ikili ayrıldı ve bu öncü çalışmalar da durmuş oldu. Fakat bir süre sonra John Reid yeniden ultrason konusunda çalışmaya başladı ve kardiyolog Claude Joyner'la birlikte dünyada ilk kez kalbin çalışmasının ultrasonografik görüntülerini elde edebilen günümüzde “ekokardiograf” denilen cihazı üretti.
İki Boyutlu Görüntüler
Bu tarihlerde üretilen ultrason cihazları doktorlara genel olarak bir sonar gibi sadece yansımaların görüntülerini veriyordu. Günümüzde kullanılan klasik ultrason görüntülerine benzer yani iki boyutlu görüntüler 1957 yılında önce Dr. Douglass Howry daha sonra Dr. Joseph Homles tarafından icat edilen ultrason cihazları sayesinde olanaklı oldu. Bu iki aracın kullanılması için hasta bir su tankına giriyor ve araç hasta etrafında dönerek görüntü oluşturuyordu. Böylece ilk kez karın içindeki organların kolaylıkla anlaşılacak biçimde görüntülenmesi başarılmış oldu. Homles daha sonraki yıllarda çalışmalarını geliştirerek ultrason probunu eklemleri olan bir kola yerleştirmeyi ve bunu hasta üzerinde dolaştırarak görüntü elde etmeyi başardı. Böylece hastalar su tanklarından kurtulmuş oluyordu.
Aynı yıllarda Japonya'da Kenji Tanaka ve Toshio Wagai adlı cerrahlar başka mühendislerle birlikte benzer özellikte bir başka ultrason cihazı üretmeyi başardılar. Bu ekibin yaptığı cihaz radarlara benzer bir görüntü veriyordu fakat daha kullanışlıydı. Bu ekip çalışmaları sonucunda ortaya çıkan cihazı ticari olarak üretmeye başladılar, böylece Japonya'da ve dünyada ilk ultrason üretici şirketlerinden biri ortaya çıkmış oldu.
Ultrasonun Kadın Sağlığı Konusunda Kullanımı
Daha önce bahsettiğimiz Dr. John Wild, 1954 yılında İngiltere'de ultrasonun tanı amaçlı kullanılmasıyla ilgili bir tıbbi seminere konuşmacı olarak çağırıldı. Dinleyicilerin arasında teknik konulara çok meraklı kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Ian Donald da vardı. John Wild'i dinleyen Donald, savaşta elde ettiği radar ve sonarla ilgili bilgileri de ekleyince aklına ultrason cihazını gebelikleri incelemek için kullanmak geldi. Dr. Ian Donald'ın gerçekten renkli bir kişiliği vardı, babası ve dedesi de doktordu. Tıp fakültesine İskoçya'da başlamış, Güney Afrika'da bitirmişti. İkinci dünya savaşına katılmış, oldukça tehlikeli durumlarda savaşmıştı. Daha sonra İngiltere'ye dönen Dr. Ian Donald çeşitli hastanelerde hasta muayenesine başlamış ve cihazlarla yaptığı deneyler yüzünden arkadaşları arasında “çılgın doktor” olarak anılıyordu.
 |
| 1950'li yıllarda Dr. Ian Donald'ın kullandığı ultrason cihazı. |
John Wild'ın seminerinden sonra ultrasonla çalışan metallerde çatlak detektörünü hastalar üzerinde kullanmaya başladı. Daha sonra meslektaşı Dr. John MacVicar, teknisyen Tom Brown'la birlikte bir ultrason cihazı üretti ve bununla kadın hastalar üzerinde çalışmalara başladı. Bu ekibin ilk elde ettiği görüntüler kötüydü ve diğer doktorlar arasında fazla kabul görmedi. Fakat bir gün midesinde tedavi edilemez bir kanser olduğu söylenen bir hastada ameliyatla kolayca alınabilecek bir yumurtalık kisti olduğunu kanıtlamaları ile Dr. Donald bir anda çok popüler oldu. Böylece kullandığı ultrason cihazını klinik içine getirdi ve birçok hastada kullanmaya başladı. Dr. Ian Donald çalışmalarını daha ileri götürerek dünyada ilk olarak yeni doğan bebeklerde bıngıldak (Tıpta “fontanel”) üzerinden ultrason yaparak bebeğin beynini inceleme yöntemini bulan ilk kişi oldu.
Ultrason Patlaması
1960'lı yıllarda bütün dünyada çok sayıda şirket tıbbi görüntüleme amaçlı ultrason cihazları üretmeye başladı. Japonya'da Aloka, Avusturya'da KretzTechnik gibi birçok yeni şirket kuruldu veya Japonya'da Toshiba veya Almanya'da Siemens gibi eski şirketler ultrasonla tıbbi görüntüleme konusuna girdi. 1969 yılında Viyana'da (Avusturya) dünyada ilk kez uluslararası “Tıpta Ultrasonla Tanı Yöntemi” isimli bir kongre düzenlendi. Bu kongreye yukarıda adından bahsettiğimiz doktorlar yanında konuyla ilgili yüzlerce başka uzman katıldı. 1974 yılında İngiltere'de Dr. Ellis Barnett ve Dr. Patricia Morley tarafından dünyada ilk kez bir ultrasonografi kitabı yayınlandı.
Bu tarihlerde üretilen ultrason cihazlarında çoğu eklemli bir kol üzerine monte edilmiş problar ve bunların hastayla daha iyi teması için su torbaları kullanıyordu. Bu yıllarda ultrasonografi yöntemi için neredeyse her ülke ve doktor farklı bir isim kullanıyordu. Örneğin, Avustralya'da “ekogram”, Japonya'da “ultrasono-tomogram”, A.B.D.'de “sonogram” veya “ekoskop” gibi isimler kullanılıyordu. Sonraki yıllarda bütün dünyada “ultrasonografi” veya “ultrasonogram” veya kısaca “sonografi” veya “sonogram” kullanımı çabucak yerleşti. Bu sırada özellikle elektronikte olan hızlı gelişmeler yüzünden ultrason cihazları giderek daha çok işlevli olmaya başladı.
Anne karnındaki bebeklerin ölçümleri yapılmaya, hatta çeşitli sakatlıklar saptanmaya başlandı. Bunun yanında Doppler ultrason denilen damarlar ve kalp içinde akan kanın hızını hesaplayabilen yöntem icat edildi. Ultrason cihazları bu yıllarda günümüzdeki kadar gelişmiş olmasalar da, gebelikler, kalp hastalıkları, göz, damar hastalıkları veya iç hastalıkları gibi konularda bütün dünyada yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Bu yıllarda en önemli sorunlardan biri olan standartlaşma konusunda da ilk adımlar atılmaya başlandı. Örneğin çeşitli hesaplarda kullanılan sesin canlı insan dokularındaki hızı, bütün dünyada araştırmacılar ve şirketler tarafından 1540 m/s olarak kabul edildi.