Ultrason Cihazı Nasıl Çalışır?
Çağdaş teknolojinin insan sağlığı konusunda yaptığı en büyük katkı tartışmasız ultrason cihazları. Ultrason cihazları ilk icat edildiği tarihten itibaren sürekli değişti, yeni işlevler eklendi ve kullanıldığı alanlar giderek genişledi. Günümüzde cebe sığacak veya bir dizüstü bilgisayara bağlanacak kadar küçük ve kullanışlı olanlar yanında anne karnındaki bebeklerin yüzünü üç boyutlu gösteren güçlü cihazlar gibi birçok ultrason cihazı modeli var.
Ultrason Nedir?
Belki biliyorsunuz insan kulağı 20 ile 20000 Hertz frekanslar arasındaki sesleri duyabilir. Günümüzde kullanılan ultrason cihazları ise 1 ile 5 MegaHertz arasındaki frekanslardaki ses dalgaları ile çalışır. Bu yüksek frekanslı ses dalgalarına ultrason (Íngilizcede “ultrasound”) denir. Belki bütün dünyada isimlendirme konusunda bir hata yapılıyor, ultrason yüksek frekanslı ses demektir ama bu sözcük daha çok cihazın kendisi veya yapılan inceleme için kullanılmakta. Doktorların bile yaptığı bu isimlendirme hataları aslında herkes tarafından kabul gördüğü için günlük yaşamda bir sorun çıkarmıyor fakat doğrusunu bilmenizi istedim.
Ultrason, yani yüksek frekanslı ses dalgaları, ultrason cihazlarına bağlı ve içinde hareketli veya hareketsiz piezolektrik kristallerin olduğu “problar” tarafından insan vücuduna yönlendirilir. Ultrason dalgaları insan vücudunda belli bir derinliğe kadar yayılır ve bazı dokulardan geri yansır. Biraz daha düşük frekanslı ultrason dalgaları dokularda iyi yayılabilir fakat geri yansıyan dalga oranı düşüktür. Yüksek frekanslı örneğin 5 MegaHertz olan ultrason dalgalarının dokularda yayılma özellikleri azdır fakat geri yansıyan dalga oranı yüksektir. Böylece oluşturulan görüntü kalitesi de daha iyi olacaktır. Bu nedenle derin dokuları incelerken düşük frekanslı dalgalar, yüzeyel dokuları örneğin kadınlarda memeleri incelerken yüksek frekanslı ultrason dalgaları tercih edilir. Ultrason cihazlarının çoğu böyle bir kaç frekanslı ultrason dalgası üretebilir ve ultrason dalgalarını dokulara doğru yönlendiren problar değiştikçe kendisini otomatik olarak ayarlar.
Ultrason Cihazı
 |
Ultrason Cihazının Parçaları |
Kısaca söylersek, ultrason cihazları yüksek frekanslı ses dalgalarıyla çalışan ve insan vücudunun içindeki bir çok organı incelememize yarayan bir görüntüleme aracıdır. Günümüzde kullanılan ultrason cihazlarına bakarsak çoğunun kabaca üç parçadan oluştuğunu görürsünüz. Göze çarpan en büyük parça üzerinde ayarların yapılabileceği düğmelerin veya ekran üzerine yazı yazılabilecek bir klavyenin olduğu gövdedir. Ultrason cihazları giderek daha karmaşık bir yapıda üretilmekte. Ultrason cihazlarının bu büyük parçası içinde görevi sadece görüntü oluşturma işlevi olan bir donanım sistemi ve bu işi yapmakta yardımcı olacak özel bir yazılım vardır.
Yüksek frekanslı ses dalgaları, üzerlerine bir elektrik voltajı uygulandığında titreşen özel piezoelektrik kristallerle üretilir. Bu piezoelektrik kristaller ultrason cihazına kalın bir kablo ile bağlı olan "prob" denilen parça içindedir. Kristaller küçük bir motor yardımıyla son derece hızlı bir biçimde sallanarak veya elektronik olarak sırayla çalışarak önünde bulunan ortam içine yelpaze biçiminde ultrason dalgaları gönderirler. Prob içindeki kristallerin bir özelliği de dokulardan yansıyan ultrason dalgalarını algılayıp elektrik voltajına çevirmeleridir. Böylece elde edilen verilerle ultrason cihazı içindeki donanım ve yazılım yardımıyla ekranda görülen görüntüler oluşturulur.
Ultrason cihazlarının ekranı üçüncü önemli parçadır. Burada ultrason cihazının çalışması sırasında elde edilen görüntüler ile tarih, kliniğin ve hastanın ismi yanında doktorun cihaz üzerinde yaptığı ayarlar toplu olarak görülür. Bu nedenle ultrason taraması yapıldığı sırada hem doktorun hem de hastanın gözleri ultrason cihazının ekranı üzerindedir.
Ultrason Nerede Kullanılır?
Ultrason cihazı, vücudun yumuşak dokuları veya içinde boşluklar olan dokularını incelemek için kullanılır. Bunlara örnek vermek gerekirse mesane, karaciğer ile safra kesesi, böbrekler ve bütün kadınların çok iyi bildiği gibi kadın hastalıkları veya gebelikler ultrason ile inceleme yapmak için çok uygundur. Halk arasındaki yaygın inanışın tersine ultrason mide, bağırsak veya kafatası içindeki organların tanısı konusunda çok sınırlı bilgi verir. Ultrasonun tanı amaçlı kullanımı konusunda yapılan çalışmaların tarihine bakarsak ilk denemelerin kafatası içindeki hastalıklar konusunda yapılması çok şaşırtıcı, bu yüzden ilk dönemde birçok deneme başarısız olmuş ve doğru bir yol bulmak için yıllarca beklemek gerekmişti.