SERDAR SARI Kişisel Sayfalar
Anasayfa
Biyografi
Portfolyo
Fotoğraf
İletişim
Yazı Boyutu    Yazdır
Sayısal Dünyaya Adım Atarken

Son zamanlarda sayısal fotoğrafçılık giderek daha yaygın bir biçimde fotoğraf sanatına hakim olmaya başladı biliyorsunuz. Hatta bütün dünyada olan değişikliklere bakarsak bu yöntemi fotoğraf sanatı açısından bir devrim olarak adlandırılabiliriz. Özellikle fotoğrafçılığa yeni başlayan amatörler sayısal makineleri ilk seçenek olarak görüyorlar, eskiden beri fotoğraf çeken amatörler veya profesyoneller arasında da sayısal makine sahibi olanlar giderek artıyor.

Piyasada bulunan çok sayıda model arasında seçim yapıp kendinize uygun bir sayısal fotoğraf makinesi bulacak kadar şansınız yaver gittiyse artık siz de sayısal fotoğrafçılık dünyasına adım attınız demektir. Böylece makinenizle kolayca fotoğraf çekip, çektiğiniz fotoğrafı hemen görme ve istemediğiniz pozları silme özgürlüğüne sahipsiniz. Bunun yanında fotoğraflarınızı kolayca bilgisayara aktarıp saklayabilir ve internette kullanabilirsiniz. Böyle özelliklerle sayısal fotoğrafçılık ilk bakışta kolay ve ekonomik bir yöntem olarak görünse de, işin içine girdiğinizde harcadığınız zaman ve paranın bazen can sıkacak kadar fazla olduğunu farkedeceksiniz. Dikkatli ve bilgili olmazsanız çektiğiniz fotoğrafları yanlışlıkla silebilir veya aldığınız fotoğraf makinenizin veya bellek kartınızın yetersiz olduğunu görüp yeni bir masraf yapabilirsiniz. Bu yazıda sayısal fotoğrafçılığa yeni başlayanlara önemli ve kullanışlı olduğunu düşündüğümüz çalışma yöntemleri ve püf noktaları sunmaya çalışacağız.

Fotoğraflar Artık Sayısal Dosyalar Biçiminde
Dijital fotoğraf makineleri içlerindeki ışığa duyarlı sensör üzerine düşen görüntüleri sayısal dosyalara çevirir, bu dosyalar da önce makinenin belleğinde saklanır, daha sonra da bunları bilgisayarınıza aktarıp kullanırsınız. Fotoğraflarınızı bilgisayarınızda çekildikleri tarihe veya konularına göre ayırıp saklayabilirsiniz, böylece herhangi bir fotoğrafınızı daha sonra aradığınızda bulmanız kolaylaşacaktır. Bu ayırma işlemi için internette birçok yerden ücretsiz olarak bulabileceğiniz Irfanview veya Xnview gibi yazılımları kullanabilirsiniz. Bu yazılımlarla grup olarak fotoğraflarınızın isimlerini değiştirebilir veya üzerlerinde kategori değişiklikleri yapabilirsiniz. Oluşturduğunuz bu kategoriler aynı programla veya uyumlu programlar ile yaptığınız aramalarda işinize yarayacaktır. Böyle değişiklikler yapmak başlangıçta zor ve zaman alıcı olsa da özellikle zamanla çok sayıda fotoğrafınız olduğunda bunları bulmakta çok işe yarayacaktır.

Bu arada fotoğraf dosyalarınızı değişik ortamlara aktarıp yedeklemeniz çok önemlidir, sadece bilgisayarınıza güvenmeyin. Bilgisayarınızdaki bir arıza ile harddiskinin veya diğer bir deyişle bütün dosyalarınızın silinebileceği olasılığını hiç akıldan çıkarmayın. Fotoğraflarınızı kaydedilebilir CD'lere (CD-R) yedekleyebilirsiniz veya bu iş için son zamanlarda iyice ucuzlayan ve küçülen harici harddiskleri de kullanabilirsiniz. Bununla yetinmeyin önemli bulduğunuz fotoğraf dosyalarınızı farklı başka bir kaydedilebilir CD'ye de aktarın. Birçok internet sayfasında ayrıntılı olarak okuyabileceğiniz gibi kaydedilebilir CD'lerin de zaman içinde oksitlenerek okunamaz hale gelme olasılığı vardır. Fotoğraflarınızı yedeklemek için DVD-R kullanmanız ilk anda daha tasarruflu gibi görünse de DVD-R'ların yüksek kapasitesi bir avantaj değil dezavantajdır. Kullandığınız DVD-R bozulur veya kaybolursa üzüleceğiniz kadar çok sayıda fotoğrafınızı yani bir CD-R'la yedeklediğiniz miktarın en az sekiz katını kaybetmiş olursunuz.

 

Adsız Kahramanlar: Bellek Kartları
Belki küçük olmaları ve kapalı bir yerde bulunduklarından fotoğraf çekerken pek aklımıza gelmeyen bellek kartları sayısal fotoğrafçılıkta çok önemli bir işin üstesinden gelirler. Dijital makine tarafından oluşturulan dosyalar bellek kartları üzerinde depolanır ve bilgisayarınıza kopyalanıncaya kadar burada saklanırlar. Bellek kartları kullanıcıların kafasını karıştıracak kadar çok çeşitli isimde ve yapıdadırlar. Bu bellekleri kullanan sayısal aracınız fazla sayıda değilse örneğin sadece fotoğraf makinenizde bellek kartı kullanmanız gerekiyorsa hangi bellek tipini kullanacağınız çok önemli olmayabilir. Bunun yanında bu bellekleri kullanan çok aracınız varsa hepsinde aynı bellek tipini kullanmak çok kullanışlı olacaktır. Örneğin SD kartları okuyabilen bir dizüstü bilgisayarınız varsa fotoğraf çektikten sonra makinenizi kabloyla bilgisayara bağlamanız gerekmez, makinenizden sadece SD kartınızı çıkarıp verilerinizi kolayca aktarabilirsiniz.

Günümüzde profesyonel amaçlı fotoğraf makinelerinde genellikle Compact Flash (CF) bellek kartları kullanılır. Günümüzde CF kartlarının veri depolama hacmi biraz da boyutları fazla olduğundan oldukça yüksek düzeye gelmiştir. CF kartların ayrıca içinde çok küçük bir harddisk bulunan büyük hacimli "Microdrive" tipleri de vardır. Amatör makinelerde kullanılan bellek kartı tipleri ise markaya göre çok değişiklik gösterir. Pratikte amatör kullanımda bu farklı bellek tipleri arasında kullanım, hacim ve fiyat açısından çok az fark vardır. Fakat bazen bellek kartlarının içine veri yüklenme hızı sınırlarına yaklaşıldığında sorunlar başlayabilir. Örneğin hareketli bir nesnenin ardarda fotoğrafını çekerken belleğe saniyede 2-3 kare sıkıştırılmamış formatta fotoğrafa (RAW veya TIFF) ait veriler yüklenirken bu sınıra ulaşabilirsiniz. Böyle bir durumda makineniz önceki fotoğraflara ait verileri bellek kartına yazarken sıraya koyar ve yavaşlar, hatta yeni fotoğraf çekmeniz olanaksızlaşır. Böyle bir durumla karşılaşmamak için yüksek ve hızlı kapasitedeki bellek kartlarını kullanan fotoğraf makinelerini tercih etmelisiniz.

Bellek kartları içinde Microdrive CF kart türü hariç hareketli parçalar yoktur. Kartlar içinde bulunan belli bir sırada yerleştirilmiş transistör kümeleri fotoğraf makinesinden gelen uyarılarla "1" ve "0" değerlerinden oluşan verileri kalıcı olarak saklarlar. Hangi tipte olursa olsun bu bellekler makineden çıkarılsalar da üzerlerinde kayıtlı veriler silinmez, böylece bellek hacmi dolduğunda başka bir bellek kullanıp işinize devam edebilirsiniz. Bellek kartları güçlü manyetik alanlara duyarlıdırlar fakat X ışını içlerindeki verileri bozmaz, böylece makinenizi güvenlik amaçlı tarayıcı araçlardan geçirseniz bile verilerinizi kaybetmezsiniz. Bellek kartlarına belli bir sayı sınırı olmadan birçok defa veri kaydedip silebilirsiniz. Bellek kartları belli bir derecede dış koşullara dayanıklı olsalar da yine de korumak için elinizden geleni yapmalısınız. Yüksek ısıdan, fiziksel zorlamalardan korumalı, taşımak için ise kendi özel koruyucu kutularını kullanmalısınız.

Görüntü Dosyası Türleri
Dijital fotoğraf makinelerinin bize sunduğu görüntü dosyası türlerini basit olarak ikiye ayırabiliriz; sıkıştırılmış olanlar ve sıkıştırılmamış olanlar. Genel olarak sayısal fotoğraf makinelerinde sıkıştırılmış dosya türü olarak JPG veya JPEG dosya tipi kullanılır. JPG dosyaları gözün algılayabildiği ve bilgisayarınızın monitörününün gösterebildiği en yüksek renk yelpazesini destekleyecek kaliteye sahiptir. Dijital makine bu dosyaları yaratabilmek için sensörden elde edilen görüntü bilgilerini daha önceden belirlenmiş beyaz dengesi ayarlarına göre yeniden işler ve tekrarlayan veri gruplarını da belli bir biçimde azaltarak dosyanın hacmini küçültür yani sıkıştırır. Bu hacim küçültme işlemi ilk bakışta işe yarar gibi görünse de bir bedeli de vardır, görüntü kalitesinde az veya çok bir kayıp gözlenir. Bu kayıp için üzülmeyin pratikte gözle bunu farketmek oldukça zordur ve çoğu zaman size sorun çıkarmaz. Fakat yine de bu konuya önem veren bazı fotoğrafçılar bu sıkıştırılmış dosyaları kullanmaz, makinelerinin ayarlarını sadece sıkıştırılmamış dosya türlerini kaydetmek üzere değiştirirler.

Gelişmiş sayısal fotoğraf makinelerinin hepsi değişik biçimlerde de olsa sıkıştırılmamış görüntü dosyası türlerini destekler. Bu dosya türlerinin uzantısı Canon makineler için CR2, Nikon makinelerde NEF, diğer bazı modellerde de TIF veya TIFF olacaktır. Bu dosya türlerinin isimleri farklı olsa da temelde işlevleri aynıdır. Dijital makineler bu dosya türlerini kaydederken sensörden gelen verileri hiç değiştirmeden oluşturulan görüntü dosyasının pikselleri içine renk ve ışık bilgileri olarak yerleştirir. Bu dosyalarda sıkıştırma yapılmaz ve böylece görüntü kalitesinde kayıp da yaşanmaz. Bu görüntü dosyalarında beyaz dengesi ayarı kullanılmaz, isterseniz siz bu ayarı sonra bilgisayarınızda özel yazılımlar ile görüntü dosyasını JPG gibi sıkıştırılmış dosya türlerine çevirirken kullanabilirsiniz. Bu özellikler güzel görünse de bu dosyalarda da başka olumsuz yanlar vardır. Örneğin bu dosyalar çok yüksek hacimlidir ve makinenizin bellek kartında fazla yer tutarlar. Ayrıca sayısal makineler bu dosyaları kaydederken oldukça yavaşlarlar, makineniz gelişmiş bir model değilse makinenizin işini bitirmesi için uzun süre bekleyebilirsiniz, bu süre içinde başka fotoğraf çekmeniz de olanaksız olacaktır. Fakat yine de sayısal makinenizin bu özelliği varsa ve bu dosyaları kullanmak size ciddi sorunlar çıkarmıyorsa genel olarak sıkıştırılmamış dosya türlerini kullanmanızı öneriyoruz.

 

Fotoğraflarınızda Küçük Değişiklikler Yapmak
Bilgisayarınızda zaman içinde birçok fotoğrafınız olacak fakat bunları bir fotoğraf stüdyosunda bastırmak veya internette yayınlamak için üzerlerinde az veya çok değişiklikler yapmalısınız. Örneğin fotoğrafların yönünü veya boyutlarını değiştirmek ya da renklerini ayarlamak isteyebilirsiniz. Bu gibi işler için kaliteli ve kullanışlı bir görüntü dosyası işleme yazılımı kullanmalısınız. Böyle bir yazılımı büyük olasılıkla fotoğraf makinenizle birlikte verilen CD içinde bulabilirsiniz, eğer kullanışlı ve yeterli bulursanız bunu kullanabilirsiniz, ne de olsa bunlar çoğunlukla ücretsizdir. Size daha güçlü bir yazılım gerekiyorsa en yaygın kullanılan Photoshop'tur. Bu yazılımın kullanımı biraz karışık olsa da görüntü dosyaları üzerinde yaptığı değişiklikler çok etkileyici olacaktır. Bu yazılım için lisanslı kullanıcı olmak isterseniz oldukça yüklü bir para ödemeniz gerekir, fakat bu yazılımın fotoğraflar üzerindeki güzel sonuçlarını görünce bunun nedenini anlayacaksınız. Bu yazılım yerine ücretsiz seçenekler de vardır; görüntü dosyalarının sadece yönünü değiştirmek gibi basit işlemler yapacasanız XnView veya Irfanview gibi yazılımlar kullanabilirsiniz. Bu yazılımların dosyaların isimlerini toplu olarak değiştirmek gibi çok daha başka işlevleri de olduğundan aslında her bilgisayarda bulunmasında yarar vardır.

Daha fazla işlev ve etkili bir yazılım arıyorsanız Gimp veya Picasa gibi ücretsiz yazılımları deneyebilirsiniz. Windows'a ait görüntü işleme yazılımlarını ve Windows'un görüntü dosyasının yönünü değiştirme işlevini kullanmanızı kesinlikle önermiyoruz. Windows ve özellikle eski tarihlerde çıkmış yazılımlar görüntü yönünü değiştirirken görüntü kalitesinde çok büyük kayıplara neden olurlar. Önerdiğimiz bu güncel yazılımlarda "Kayıpsız JPEG Döndürme" veya benzeri isimli işlevler olduğunu göreceksiniz. Bu işlevler yapılırken fotoğraflarınızın yönünü değiştirirken pikseller birebir biçimde taşınır, eski yazılımlarda ise döndürme işlemi sırasında dosyanın boyutlarını değiştirme işlemi yapılır ve bu sırada doğal olarak kalite kaybı görülür.

Fotoğraflarınızı bastırırken veya internette yayınlarken ışık, kontrast ve renk ayarları üzerinde biraz değişiklikler yaparak güzel etkiler yaratabilirsiniz. Kontrastı artırarak fotoğrafınızda renklerin daha doygun olmasını sağlarsınız. Fotoğraflarınız üzerinde belirgin olmasını istediğiniz renkler için de yazılım ile bu renkleri koyulaştırabilirsiniz. Bu etki filmle fotoğraf çekerken filtre kullanmaya benzeyecektir. Örneğin bir gün batımı manzarasında filmle fotoğraf çekerken uygun yoğunlukta kırmızı filtre kullanmanız durumunda fotoğrafınız daha güzel görünecektir, bu aynı etkiyi sayısal görüntülerde yazılım ile kırmızı rengi biraz belirginleştirerek yaratabilirsiniz. Sonuçta aynı durum diğer renkler için de geçerlidir, doğa fotoğraflarında yeşili, gökyüzünün göründüğü fotoğraflarda maviyi biraz artırabilirsiniz. Anlayacağınız gibi sayısal makinelerde renk filtresi kullanmaya gerek yoktur, aynı etki yazılımla yaratılabilir.

Sonuç Olarak
Her ne kadar çok kişi sayısal makinelerde fotoğraf çekmenin ve oluşan görüntüler üzerinde oynamanın çok kolay olduğunu söylese de bunun böyle olmadığını zamanla göreceksiniz. Örneğin ışığı yetersiz olan bir fotoğraf üzerinde yazılımla ışık ayarını değiştirmek düzgün bir sonuç vermeyecektir. Gerçi görüntü işleme yazılımları giderek daha etkili ve güzel düzeltmeler yapsa da böyle çalışmanın çok zaman alıcı olması kaçınılmazdır. Bunun yerine fotoğraflarınızı daha ilk anda doğru çekmeye çalışmanız daha akıllıca olacaktır. Üzerinde istenenden fazla değişiklikler yaptığınız fotoğraflarla yarışmalara katılmanız hem etik değildir hem de çoğu kez yasaklanmıştır. Bu konuda şüphelerin olduşu durumlarda eski yani sayısal makinenizin ilk yarattığı görüntü dosyalarının istendiğini biliyorsunuz. Üzerinde değişiklik yapılan görüntü dosyaları hem gözle hem de yazılımların bu dosyalar üzerine imza niteliğinde bilgiler yazması nedeniyle kolayca anlaşılır.
©2007 - 2008 Serdar Sarı