SERDAR SARI Kişisel Sayfalar
Anasayfa
Biyografi
Portfolyo
Fotoğraf
İletişim
Yazı Boyutu    Yazdır
Platinotype Baskı Tekniği

Fotoğrafın ilk keşfedildiği yıllarda kullanılmaya başlanılan platinotype tekniğinde herhangi bir uygun kalitedeki kağıt üzerine fotoğraflarınızı basmanız olanaklı. Platinotype tekniği bütün alternatif baskı tekniklerinin en önemlisi, en çok bilinen ve kullanılan tipidir. Bu tip baskılar çok dayanıklıdır, baskı yapılan kağıt özelliklerini kaybedinceye kadar fotoğraf baskınız çok uzun bir süre boyunca değişmeden kalacaktır. Bu açıdan önemli fotoğrafların çok uzun süreler boyunca değişmeden saklanmasında kullanılabilir. Bu tip baskı yapılmış fotoğraflar, ilk bakışta modern gümüş tuzlu baskılara benzer biçimde siyah-beyaz görünür. Daha yakından incelendiğinde rengin mavi yada kahverengiye kaydığını, görüntünün bir tabaka halinde değil, kağıdın lifleri arasına girdiğini, kağıdın küçük pürüzlü yüzeyi üzerinde gümüş baskılara göre çok daha küçük grenler halinde olduğunu görürsünüz. Bu özellikler fotoğraf baskısının görüntü kalitesini de artırarak daha etkileyici olmasını sağlayacaktır. Böylece manzara fotoğrafları daha etkileyici, portre fotoğrafları daha canlı görünecektir, bunun yanında baskının yüzlerce yıl değişmeden kalacağını eklersek platinotype tekniği diğer geleneksel yöntemlere göre çok üstündür.

Kısa Bir Tarih
Platin tuzlarının ışığa hassas olduklarını ilk olarak İngiliz kimyacı Sir John Herschel 1832 yılında keşfetmişti. Bu özelliği fotoğraf baskısı sırasında kullanma yöntemini yani "platinotype" yöntemini ise 1873 yılında yine İngiliz William Willis buldu. 1880'li yıllarda bu yöntem için gerekli kimyasal malzemelerin ticari olarak da satılmasıyla platinotype fotoğrafçılar arasında yaygın olarak kullanılmaya başlandı. Bu dönemde zamanımızda gümüş tuzları içeren kartlarda olduğu gibi platin tuzları emdirilmiş kağıtlar kullanıma hazır olarak satılıyordu. Platin tuzları pahalıydı, bu yüzden 1916 yılında benzer özellikleri olan palladium tuzları da bu yönteme eklendi. Böylece yöntemin adı "platinum-palladium" oldu. (Bu yazıda genel olarak platinotype terimini kullanacağız) Birinci Dünya Savaşı sırasında, dünyaya çoğunlukla Rusya'daki madenlerden çıkarılıp dağıtılan platin tuzlarının zor bulunur ve pahalı hale gelmesiyle ve gümüş tuzları kullanılan fotoğraf kartlarının kullanımının yaygınlaşmaya başlamasıyla 1940'lı yıllardan sonra platin içeren kimyasallar ticari olarak satılmamaya başlandı.

Teknolojik yeniliklerin yeni daha kolay yöntemler sunmasıyla unutulan birçok fotoğraf tekniği gibi platinotype yöntemi de son zamanlara kadar neredeyse unutulmuştu. Zamanımızda bazı fotoğrafçıların daha dayanıklı ve güzel görüntüler veren baskı teknikleri kullanmak istemesiyle bu yöntem tekrar popüler olmaya başladı. Gerçekten de bu teknikle basılan fotoğrafın dayanma süresinin şu anki bilgilerle en az bir yüzyıldan fazla olduğuna inanılmaktadır. Bunun bir kanıtı dünyada fotoğrafçılığın ilk yıllarında yara-tılan yapıtların çeşitli müzelerde ve sergi salonlarında şu anda bile eski kalitesinde izlenebiliyor olmasıdır.

 

Ben de Bu Yöntemi Kullanmak İstiyorum!
Platinum-palladyum yönteminin kullanımı için bazı önemli noktaları burada anlatmak karar vermenizde yararlı olacaktır. İlk olarak bu yöntemle sadece siyah-beyaz veya kullandığınız yöntemdeki farklılıklara göre kahverengi veya mayiye kayan renklerde baskı elde edersiniz. İkinci olarak platinotype bir kontakt baskı yöntemidir, yani banyo yapılmış siyah-beyaz negatif filmi solusyon emdirilmiş kağıdın üstüne koyarsınız ve kullanacağınız ışık kaynağına tutarsınız. Böyle olunca elde ettiğiniz fotoğraf, negatif filminizin boyutunda olacaktır. Çok kullanılan 35 mm. negatif film ile fotoğrafınız 36x24 mm. boyutlarında olacaktır. Bu boyutlardaki fotoğraflarla sergi açamazsınız ama belki de bir madalyon veya küçük bir çerçeve içine koyacak çok dayanıklı bir fotoğrafınız olur. Daha büyük boyutlu baskılar için ise büyük boy negatif film kullanmanız gereklidir. Bunun için ise geniş format makine kullanmanız gereklidir. Platinum-palladium yöntemini kullanırken, negatif filminizin banyosunu bir stüdyoda yaptırırsanız evde karanlık oda olması gerekmez.

Platinotype yönteminde kullanılan çözeltiler ışığa aşırı hassas değildir, bu yüzden elektrik veya gün ışığında çalışabilirsiniz. Baskıda basit olarak içinde asit içermeyen suluboya resim için satılan kalın kağıtları kullanabilirsiniz. Baskı süresi de kullandığınız çözeltilere göre sekiz dakika ile iki saat arasında olacaktır. Baskı sırasında sabırlı olmanız ve belki de günde sadece iki fotoğraf basa-bilmeyi göze almalısınız. Bunun yanında kartın hazırlanmasında kullanılan kimyasal maddeler zor bulunur ve pahalıdırlar. Bunları düşünerek platinotype yöntemini kullanmaya karar verdiyseniz lütfen yazıyı okumaya devam edin.

Platinotype Baskı Tekniği

İlk Adımlar
İlk olarak güzel bir siyah-beyaz fotoğraf çekmelisiniz. Bunun için, iyi bir film ile lens kullanmak ve güzel, sade bir kompozisyon yaratmanız gerektiğini sanıyorum söylemeye gerek yok. Sonuçta fotoğraf çektiğiniz filmin banyosunu siz yapmasanız da sonradan platinotype baskısı için çok emek, para ve zaman harcayacağınızı unutmayın. Sadece çok güzel bulduğunuz ve kalıcı olmasını istediğiniz fotoğraflarınızı bu yöntemle kağıda basın.

Bu yöntemde büyük boy, daha doğrusu fotoğrafınızı görmeyi istediğiniz boyutta negatif film kullanmanız gereklidir. Bu amaçla çoğunlukla 14x17 inç veya daha büyük boyutlarda film kullanan geniş formatlı makineler kullanılır. Küçük negatifleriniz varsa bunları uygun aletleri olan bir stüdyoda agrandizör veya sayısal yöntemlerle büyük bir negatif filme bastırabilirsiniz. Fakat bildiğiniz gibi giderek daha çok sayıda stüdyo sadece sayısal yöntemlere ağırlık vermektedir. Artık en büyük fotoğraf stüdyolarında bile siyah-beyaz film banyosu yapılmamakta hatta karanlık oda veya agrandizör bulunmamaktadır. Bu yüzden platinotype yöntemini kullanırken özellikle büyük kentlerden birinde yaşamıyorsanız, gerekli işleri tamamıyla kendiniz yapmanız gerekli olacaktır.

Platinotype Laboratuarı
Büyük bir siyah-beyaz negatifi böylece elde ettikten sonra platinotype tekniğini kullanabilmek için kendi laboratuarınızı kurmanız gereklidir. Günümüzde bu yöntemde kullanılan malzemelerin hiçbiri hazır olarak satılmamaktadır. Kullanacağınız malzemeleri ve kimyasalları tek tek araştırıp bulmalısınız. İlk yapmanız gereken uygun bir baskı kağıdı bulmaktır. Bunun için içinde asit veya baz içermeyen %100 pamuk liflerinden üretilmiş suluboya resimler için kullanılan kalın kağıtları seçebilirsiniz. Kağıtların yapısına ait bilgileri üretici firmalardan ve internetten araştırabilirsiniz. Daha sonra bu kağıtları uygun boylarda kesip daha önce hazırladığınız platin veya palladyum tuzlari içeren çözeltiyle kullanıma hazır hale getirmelisiniz. Burada klasik platinum-palladium yöntemini anlatacağız, bu yönteme alternatif daha kullanımı kolay yöntemler de internette çeşitli kaynaklarda anlatılmaktadır.

Gördüğünüz gibi "karanlık oda" terimini yerine "laboratuar" terimi işlemleri yapacağınız yere verilecek isim için daha uygun. Platinotype tekniği uygulaması sırasında, ortamda fazla parlak olmayan güneş veya elektrik ışığı olması zararlı değildir. Baskı yapacağınız kağıdı kaplamakta kullanacağınız karışımı hazırlamak için öncelikle üç türlü kontrast değiştirici çözelti hazırlamalısınız. Bu çözeltileri A, B ve C olarak adlandırırsak, A solüsyonu ışığa duyarlı bir madde olan ferrum oksalat içerir. B solusyonu bu maddeye ek olarak potasyum klorat ve C solüsyonu palladyum ve/veya platin metali tuzları içerir. Platin tek olarak kullanılırsa gri renkli fakat grenli, palladyum tek kullanılırsa daha az kontrast bir baskı sağlayacaktır, bunların karışımı ile daha doğal kontrastta bir fotoğraf elde edilir. Fotoğraf üzerinde görmek istediğiniz kontrasta göre bu solüsyonlardan önerilen oranda karıştırıp bir fırça ile baskı için kullanacağınız kağıt üzerine sürmelisiniz. Bu kağıdı kendi kendine veya saç kurutma makinesi ile arkasından sıcak hava üfleyerek kurutunca baskı için hazır olacaktır. Bu solüsyonların hazırlanmasında kullanılan maddelerin miktarları ve hazırlama biçimleri için ilgili kaynaklara başvurmanızı öneririz.


Şimdi Baskıya Başlıyoruz
Bu biçimde hazırlanan baskı üzerindeki ışığa duyar maddeler özellikle 360-440 nanometre dalga boyundaki ultraviyole ışığa hassastır. Bu nedenle baskı için güneş ışığı veya daha kontrollü olması istenirse ultraviyole ışık kaynakları kullanılır. Öncelikle kağıt üzerine arada hiçbir boşluk kalmayacak biçimde negatif film konulur. Bunun için özel üretilmiş kontakt baskı araçları veya renksiz bir cam tabakası kullanılabilir. Tipik bir baskı için ışıkla pozlandırma süresi 3-20 dakika arasındadır. Bu süreyi doğru olarak saptamak için geleneksel yöntemde olduğu gibi küçük kağıt parçalarına test baskıları yapılabilir. Kontakt baskı bittikten sonra filminizi kağıttan ayırıp yeniden başka bir baskı için kullanabilirsiniz. Kağıdı ise çok gecikmeden aşağıda anlatacağımız banyo çözeltileri içine koyacaksınız.

Ve Son Olarak Banyo
Bu biçimde kağıdınızın üzerine görüntüyü düşürdükten sonra geliştirici (developer) ve temizleyici (clearer) banyolar yapmalısınız. Bunun için geleneksel gümüş tuzlu kartların banyosu için kullanılan plastik veya başka maddeden yapılmış geniş tepsilerden en az altı tanesine gereksinim vardır. İlk banyo tepsisinde geliştirici görevi gören potasyum oksit veya amonyum nitrat çözeltisi bulunur. Buradaki çözelti hafif sıcak olmalıdır, böylece kimyasal maddelerin etkinliği artacaktır. Burada kağıdınızı bir dakika tutup çıkarmalısınız.

Bundan sonra kağıdınızı yarıya kadar oda ısısında normal su ile dolu yan tarafta yerleştirebileceğiniz bir diğer tepsiye almalısınız. Buradan da içinde temizleyici çözelti bulunan sonraki üç tepside banyoya her birinde beşer dakika olmak üzere devam edeceksiniz. İlk tepside solusyonu biraz sallayarak (agitasyon) etkisini artırabilirsiniz. Bu aşamadaki üç tepside bulunan çözelti, EDTA ve sodyum sülfit içerir. Bu banyolar içinde kart üzerindeki platin ve palladyum tuzları temizlenmiş olur. Bu tepsiler içindeki çözeltileri, ilk kullanılan önce olmak üzere her 2-4 baskıda bir yenilemelisiniz.

En son olarak da kağıdınızı biraz yatay durumdaki bir tepsi içinde temiz çeşme suyu ile yıkayarak işlemleri bitireceksiniz. Evet işte kuruduktan sonra platinotype baskınız hazır olacaktır. Bu baskıyı isterseniz etrafından biraz keserek bir çerçeve içine koyar ve sergilemeye başlayabilirsiniz.

Bu Yöntem Çok Zor!
Platinotype, işlerin tamamen otomatikleştiği çağdaş fotoğrafçılık yöntemlerine ters olarak neredeyse herşeyin sizin tarafınızdan yapıldığı bir yöntemdir. Bu zahmete katlanmanız size, fotoğraflarınız üzerinde kontrast değişiklikleri yapma özgürlüğü vermesi yanında baskılarınızın daha önce bahsettiğimiz gibi belki neredeyse sonsuza kadar saklanabilmesini sağlamaktadır. Bu günümüzde sürekli değişen fotoğraf sanatı içinde bir tezat gibi mi görünüyor? Günümüzde gazeteler, internet veya televizyon gibi medya organlarında fotoğraf bir kullanım süresi olan ve sonra atılan bir nesne olarak görülüyor. Çektiğiniz fotoğraflarınız çok güzel de olsa geçici mi olmalılar? Yani birkaç yıl sergilenip kenara atılması veya yokedilmesi daha uygun olur mu? Bu sorulara yanıtınız hayır ise bu yöntemi öğrenmeye başlayabilirsiniz. 1970'li yıllardan sonra dünyada giderek daha fazla sayıda fotoğrafçı bu yöntemi kullanmakta. Dünyadaki bazı galeriler ve müzeler, koleksiyonlarını oluştururken kalıcılığı garanti etmek için baskı tekniği olarak platinotype kullanılan yapıtları daha çok tercih etmektedir.

©2007 - 2008 Serdar Sarı