Cinsel İlişkiyle Bulaşan Hastalıklar
AIDS (Kazanılmış Bağışıklık Eksikliği Sendromu)
AIDS (İngilizce
Acquired
Immun
Deficiency
Syndrome) dünyada ilk olarak 1981 yılında Africa kıtasında görüldü. Hastalığa neden olan HIV (İngilizce
Human
Immun Deficiency
Virus) virüsü ise 1983 yılında öğrenildi. HIV vücuda girdiğinde ilk olarak kan dolaşımında bulunan T Hücresi denilen bağışıklık sisteminde çok önemli görev alan hücreleri yok eder. HIV insanlar arasında vücut sıvıları ile bulaşır. En sık bulaşma yolları, cinsel ilişki, virüs taşıyan kan verilmesi ve kirli enjektör kullanımıdır. Virüs bu veya benzer yollarla bulaştıktan sonra vücutta yarttığı bağışıklık yetmezliği nedeniyle fırsatçı iltihabi hastalıklara neden olur. HIV bulaşması durumunda tedavi çok zor olabileceğinden en önemli konu bulaşmanın engellenmesi için gerekli önlemlerin alınmasıdır. Bu nedenle şüpheli cinsel ilişkilerden kaçınılmalı, gerekli olduğu durumlarda tek kullanımlık enjektör kullanılmalı, kan ürünleri kullanımında da çok dikkat edilmelidir. Cinsel ilişki sırasında kondom (prezervatif) kullanımı da bulaşma riskini çok azaltacaktır.
Virüsün vücutta etkili olmasıyla öksürük, nefes darlığı, bayılmalar, dengesizlik, kafa karışıklığı, unutkanlık, ağır ve tedaviye yanıt vermeyem ishal, ateş, görme kaybı, bulantı ve kusma, karın ağrısı, kilo kaybı, aşırı halsizlik ve baş ağrıları ilk görülen belirtiler olabilir. Virüsün yarattığı bağışıklık yetmezliği sonucunda menenjit, parazit ve bütün vücutta ve kanda yaygın mantar hastalıkları gibi normalde görülmeyen durumlar oluşabilir. Bunların yanında bazı kanser türleri de AIDS hastalarında daha sık görülecektir. Hastalarda zaman içinde HIV nedeniyle oluşan hastalık yüzünden değil sonradan oluşan bu kanserler ve ağır iltihaplar nedeniyle ölüm görülebilir. Bu hastalığın tedavisinde virüsün çoğalmasını veya hücrelerin içine girmesini engelleyen ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar hastalık durumunu yok etmez bunun yerine virüsün zararsız durumda kalmasını sağlayacaktır.
Sifiliz (Firengi)
Sifiliz cinsel ilişki yoluyla bulaşan bir hastalıktır, nedeni ise Trepanoma pallidum adlı özel yapılı bir bakteridir. Bu hastalığın bulaşması sifiliz nedeniyle vücudunda veya cinsel organında yarası olan bir kişinin sağlam bir kişiyle cinsel ilişkiye girmesiyle olur. Sifiliz sonrası oluşan yaralar yine mikropların ilk vucuda girdiği yerlerde yani cinsel organlar etrafında ve ilişkiden ortalama 20 gün sonra olacaktır. Yara bir veya birkaç sayıda, yuvarlak, küçük, sert ve ağrısızdır. Bu yara tedavi edilmezse 3-6 haftada kendi kendine iyileşir, fakat tedavi olmaması hastalığın ikinci dönemine girmesine neden olur. Hastalığın ikinci döneminde ciltte döküntüler oluşur. Döküntüler yanında ateş, lenf bezlerinde şişme, boğaz ağrısı, bölgesel olarak kıl dökülmeleri, başağrısı, kilo kaybı, kas ağrıları ve halsizlik vardır. Bu dönemde de uygun tedavi olmazsa hastalık üçüncü döneme girer.
Üçüncü dönemde hastalık bütün vücuda yayılarak iç organları hasara uğratmaya başlar. Bu son dönem belirtilerinin görülmesi ikinci dönemden yıllar sonra olabilir. Beyin, sinir sistemi, gözler, kalp, kan damarları, karaciğer, kemikler ve eklemler gibi organlar bu hastalıktan etkilenir. Böylece hareketlerde zorluk, felç, uyuşukluk, körlük ve unutkanlık görülecektir. Bu hastalık en sonunda gördüğünüz gibi yaşamsal önemi olan organları hasara uğratarak ölüme yolaçacaktır. Sifiliz tanısı tipik yaraların görülmesi, bu yaralardan alınan sürüntülerde mikroskopla mikrobun gözle görülmesi veya kan testleriyle konulur. Tanı konulduktan sonra özellikle erken dönemlerde kısa süreli antibiyotik kullanarak tedavi çok kolaydır. Sifiliz de bildirimi zorunlu hastalıktır ve tedavisi yasalarla belirlendiği biçimde yapılmalıdır. Hastalığın ilerlemiş dönemlerinde tedavi kolay olmayacaktır.
Kasık Biti

Kasık biti iltihabı, Phthirus pubis adlı bir parazit tarafından oluşturulan cinsel ilişki yoluyla bulaşabilen bir hastalıktır. Ayrıca kirli tuvalet ve banyolardan, çarşaflardan ve başkalarının iç çamaşırlarından bulaşabilir. Bu parazit özellikle cinsel organlar etrafındaki kıllarda sıkıca tutunur ve basit yıkama yöntemleriyle uzaklaşmaz. Parazitler ilk olarak şiddetli kaşıntıya neden olacaktır. Bu kaşıntı nedeniyle deride kızarıklık ve tahrişler görülebilir. Derideki bu zedelenme ikincil iltabi hastalıklara da neden olabilir. Bazen bu hastalık fazla yakınma nedeni olmaz ve böylece kişiler arasında bilinmeden yayılabilir. Bu hastalıkta tanı mikroskopla kıllar üzerinde yumurta halinde veya gelişmiş parazitlerin görülmesiyle konulabilir. Bazen de sadece yakınmalar veya derideki değişiklikler tanı için yeterli olabilir. Tedavi için banyo sırasında kullanılan doktorunuzun önereceği özel şampuanlar kullanılır. Tekrarlamaması için
kişisel hijyene dikkat etmek ve şüpheli cinsel ilişkilerden uzak durmak gereklidir.
Uyuz (Skabies)

Uyuz, çıplak gözle görünemeyen parazitlerle oluşan cinsel ilişkiyle ve hasta kişilerin özel eşyalarıyla geçebilen bir deri hastalığıdır. Parazit deri üzerine geldiğinde deriyi delerek altına girer ve burada yaşamaya devam eder. Deride şiddetli kaşıntı, kızarıklık, kabarıklık ve döküntüler yapar. Parazitin yaptığı zedelenme yüzünden deride ikincil iltihaplar oluşabilir. Tanı için deriden alınan kazıntılarda mikroskopla parazit veya yumurtası aranabilir. Bunun yanında deriye mürekkep döküldüğünde parazitin yarattığı kanallar ince çizgiler olarak görülecektir. Uyuz herkeste görülebilir, buna benzer yakınmalarınız varsa zaman kaybetmeden bir cildiye uzmanına muayene olmalısınız. Tedavi için bir cildiye uzmanının muayenesinden sonra önereceği kremler, losyonlar ve şampuanlar yanında parazitleri öldüren tabletler de kullanılabilir. Kaşıntıları azaltmak için allerji kremleri veya soğuk pansumanı işe yarayabilir. Hastalığın tekrarlamasını önlemek için
kişisel hijyen kurallarına dikkat etmek ve kişisel eşyaları ve kıyafetleri yüksek ısıda yıkamak gereklidir.