Menopoz

Kemik erimesi toplumda özellikle menopozdaki kadınlarda sık görülen bir sağlık sorunudur. Bu hastalıkta kemiklerin yapısını oluşturan kalsiyum azalır hatta kemiklerin iç yapısı değişmeye başlar. Bu değişikliğe bağlı olarak kemiklerin dayanıklılığı azalır ve kırıklar oluşabilir.

Kemik erimesi özellikle omurga, kalça, el bileği, uyluk ve kalça kemiklerini etkiler. Kemik erimesi kemik ağrıları, kemiklerde biçim bozuklukları ve buna bağlı olarak günlük yaşamın idame ettirilmesinde zorluklara neden olabilir. Kemik erimesinin etkilerinden en önemlisi kırıklara neden olabilmesidir. Özellikle omurgada ve uyluk kemiğinde olan kırıklar önemli sağlık sorunlarına neden olabilir.

Kemik Erimesi Neden Olur?

Kemik Erimesi
Kemik Erimesinde Dokuların Yapısı. Solda 30 yaşlarında bir kadının, sağda ise 70 yaşında ilerlemiş kemik erimesi olan bir başka kadının kemik dokusu görülüyor.

Bu hastalığın kadınlarda en sık görülen nedeni menopoz nedeniyle vücutta estrojen denilen kadınlık hormonu seviyesinin düşmesidir. Estrojen kadınlarda başka organlar üzerinde yaptığı bir çok etkinin yanında kemiklerin yapısının devamından da sorumludur. Bunun yanında sadece yaşın ilerlemesiyle, yani 40-50 yaşlardan sonra kendiliğinden kemik erimesi başlayabilir. Bu iki durumda da kemik yapan hücrelerin az çalışması, kemik yıkımından sorumlu hücrelerin ise fazla çalışması görülür. Bu dengesizlik durumunun net sonucu kemik dokularının aşağıdaki resimde görüldüğü gibi kemik dokularında zayıflama olmasıdır.

Kemik erimesi kadınlarda başka nedenlerle de oluşabilir. Düşük kiloda olmak, yetersiz veya dengesiz beslenmek, spor yapmamak, bazı hormon bozuklukları, sigara kullanımı, alkolizm ve bazı doğuştan gelen hastalıklar kemik erimesine neden olabilir. Bunlardan anladığınız gibi bir kişinin yaşantı biçimi kemik erimesinin erken görülmesine veya daha ağır durumda olmasına neden olabilir.

Kemik Erimesinin Tanısı

Kemik erimesi sıklıkla Röntgen ışınlarıyla çalışan bilgisayarlı ölçüm aletleriyle kemiklerin özel filmleri çekilerek anlaşılır. Bu aletle bazı önemli yerlerde kemik yoğunluğu ölçümü yapılır, daha sonra bu değer toplumda görülen değer ile karşılaştırması yapılır. Bu karşılaştırma sonrası ortaya çıkan sonuç göz önünde bulundurularak kemik erimesinin olup olmadığı veya uygulanacak tedaviye karar verilir. Kemik yoğunluğu ölçümü için bu yöntem dışında çok güçlü ışık huzmesinin veya ultrason ile çalışan daha az merkezde kullanılan araçlar da vardır.

Kemiklerde kırıkların tespiti ise bilinen Röntgen filmleri yanında tomografi veya manyetik rezonans (MR) aletleriyle yapılır. Kırıktan kuşku duyulan kemiklerin filminin çekilmesinden sonra durum belli olacaktır. Kırıklar varsa bilinen tedaviler denenir fakat ortopedi uzmanlarının çok ilerlemiş kemik erimesi durumlarında işi bir miktar zorlaşacaktır. Kırıklar olduktan sonra tedavi oldukça zor olacağından kemik erimesine erken tanı koyup kırıkları önleyici tedavilerin yapılması çok önemlidir.

Kemik Erimesinin Önlenmesi

Günlük olarak aldığı gıdalarda yeterli kalsiyum ve D vitamini olmayan kadınlarda kemik erimesi daha sıklıkla görülür. Hatta çocukluk döneminde bu açıdan doğru beslenme olması menopoz döneminde görülen kemik erimesini olumlu yönde etkilemektedir. Bu yüzden kemik erimesi riski olan veya kemik erimesi tanısı konulan kişilerde ilk alınacak önlem gıdanın düzenlenmesidir. Kemik erimesi durumunun derecesine göre doktorunuz ayrıca kalsiyum ve D vitamini tabletleri de verecektir. Alkol alınımı ve sigara kullanımı da kemik erimesi riskini artırdığından azaltılmalı veya bırakılmalıdır. Kemik erimesini önleyen en önemli yollardan biri de spor yapmaktır. Engelleyici bir durum yoksa düzenli spor yapmak kemik yoğunluğunun azalmasını engelleyecektir.

Kemik Erimesi Tedavisinde İlaç Kullanımı

Kemik erimesi durumlarında gıda düzenlemeleri ve kalsiyum ve D vitamini kullanımın yetersiz kalacağı durumlarda doğrudan kemiklerin yapısını etkileyen ilaçlar kullanılır. Bunlardan en önemlileri kemiklerde doku yapımındaki bozukluğu azaltan bifosfonatlardır. (Fosamax, Actonel) Bunlar uzun süreden beri güvenlikle kullanılan ağızdan aç karnına alınan ilaçlardır. Bu sık kullanılan ilaçlardan farklı olarak kemik dokusu üzerinde daha düşük etkili olsa da aynı etkiyi yapması için doğrudan kalsitonin hormonu da kullanılabilir. Kalsitonin buruna sıkılan sprey oldukları için kullanımı öncekilere göre biraz daha zor olabilir ve ayrıca bu ilaçlar biraz daha pahalıdırlar. Kalsitoninin kemik ağrılarına etkisi diğer ilaçlara göre daha güçlüdür.

Bu sık kullanılan ilaçların yanında Türkiye’de piyasaya yeni çıkan Stronsiyum Ranelate adlı ilaç kemikler üzerinde yeni doku yapımını hızlandırdığından eski ilaçlardan farklı olarak daha güçlü bir etkiye sahiptir. Gördüğünüz gibi tedavide kullanılan ilaçların birbirlerinden çok farklı özellikleri vardır. Bu nedenle tercih edilen tek bir ilaç yoktur. Doktorunuz sizin durumunuza göre uygun ilacı seçecektir.Son